Filiz Cingi
Filiz Cingi

Hakkında

AURA Design Studio Filiz Cingi tarafından kurulan bir üretim platformudur. Bu platform, mimarlık, kentsel tasarım ve peyzaj mimarlığı gibi alanların birlikte üretme olanaklarını araştırmakta ve keşfetmektedir. Çoklu aktörleri, alanları ve ölçekleri içeren çokdisiplinli çabanın ana odağı “kamusal alan” sorunsalıdır. Proje üretim süreçlerini bu bağlamda, kamusal alanın şehir ve insan hayatı ile ilişkisini anlamak ve güçlendirmek üzere, mekân üretimi araştırmaları yaparak sürdürülmektedir.

Filiz Cingi, 1980 yılında Ankara’da doğdu. 2003 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. Çok çeşitli ölçeklerde ve rollerde, mimarlık pratiğinin her alanında merakla üretti. Kentsel tasarım projeleri, karma kullanım projeleri, ticari yapılar, büyük ve küçük ölçekli konut projeleri, eğitim yapıları, alışveriş merkezleri, ofisler, otel projeleri ve iç mimari projeler üzerinde tasarım, proje yönetimi ve uygulama deneyimleri kazandı.

Ekip

Çağlar Gümüş
Çağlar Gümüş

Mimar | Proje Yöneticisi | Architect

Nuri Eren Sepetci
Nuri Eren Sepetci

İnşaat Teknikeri | Proje Sorumlusu | Architectural Technician

Mehmet Işıkdemir
Mehmet Işıkdemir

Mimar | Proje Yöneticisi | Architect

Fatma Armağan
Fatma Armağan

İdari personel | Administrative Staff

Hande Aylan
Hande Aylan

Sanat Yönetmeni | Art Director

Salih Emin Erdoğan
Salih Emin Erdoğan

İdari İşler Müdürü | Chief Administrative Officer

Zeynep Coşkun
Zeynep Coşkun

İç Mimar | Proje Yöneticisi | İnterior Designer

AURA DESIGN STUDIO

AURA DS bugüne gelinen süreçte insan ve yapı tarihini anlamadan yapılan çalışmaların temelsiz kalacağına inanır. Arkeoloji, antropoloji, neuro-sanat ve mimarlık tarihi ile ilgili araştırmalar yapar.

Mimarinin işe yarar bir sığınak olmanın ötesine geçiş hikayesini araştırır. Kültürel bağları, tarihsel değişim ve gelişimlerini inceler, bulunduğu toplumun dönüşüm süreçlerinin yapılara nasıl yansıdığını araştırır; aynı zamanda bir dünya sanat atlası çerçevesinde tarihsel yapı dinamizmini inceler. Mikrokozmos ve makrokozmos arasındaki bağları anlamlandırmaya çalışır, çünkü mimarlık tam da bu noktada durur: Yaşamın, ölümün, ölümsüzlüğün, anıtsallığın ve kültürel izlerin buluşma noktasında.

Yüksek kültürlerin dünya üzerine bıraktıklarının izi anıtlarında, evlerinde, kırsal alanlarında, dini ve kültürel yapılarında sürülebilir. Mimarlar bir yandan, meraklarıyla ve araştırmalarıyla insan gelişimine yardım ederken, diğer yandan yapı tekniklerinin de gelişimini sağlayanlardır aslında. Bu teknikleri geliştirirken, felsefi kuramlar ve insanın kodlarında yazılı estetik anlayışın yardımıyla bugüne ulaşmışlardır. AURA DS insanın içindeki, kodlarındaki bu estetik merakın bizleri güzel olana iten, gelişimimizi sağlayan en önemli özelliklerimizden biri olduğunu düşünür.

11 milyar yıl önce şekillenmeye başlayan evrende dünyanın oluşumu 4 milyar yıl öncesine tekabül ediyor. İnsanların 2,5 milyon yıl önce taşlardan araç gereç yapmaya başladıkları; anatomik olarak modern insanların dünya sahnesindeki yerini ise 200 bin yıl önce aldığı biliniyor.  Yani tüm medeniyetler, imparatorluklar, halklar ve inanç sistemleri; güç arzusu, fikir ya da inanç ayrılıkları adına çıkan savaşlar; icat, keşif ve buluşlar; tüm o tarih sahnelerinde bahsedilen güç gösterileri kozmik takvimi bir yıl olarak kabul edersek son 12 saniyede yaşandı.1

Bu 12 saniyenin izleri ve evrenin ahengi ile insan hayatının tam ortasında bulunan mimarlık ise kültürlerin mirasını bize, bizlerin izini sonraki nesillere bırakacak olandır; üzerinde yaşadığımız bu topraklarda olduğu gibi. Günümüzden 12.000 yıl önce inşa edilmiş, kullanılmış yapım teknikleri halen araştırılmaya devam edilen Çatalhöyük ve Göbeklitepe gibi izlerin bulunduğu bu topraklar; Homeros, Thales, Herodot gibi filozof ve tarih yazarlarının ilk eserlerinin de ilham kaynağı olmuştu. Konargöçerliğin zorlu hayat koşullarına uyum sağlamak için tasarlanmış hareketli, sökülebilir, taşınabilir sistemlerin birikimini taşıyarak Safranbolu’nun konaklarını üreten, Ayasofya’nın sırrını içinde taşıyan Süleymaniye ya da Selimiye Cami’nin yanı sıra hem yerleştiği bölgeyi hem de tarihimizi onurlandıran eserler bırakan Mimar Sinan’ın yapılarının bulunduğu; Balyan Ailesi, Sedad Hakkı Eldem, Turgut Cansever, Doğan Kuban’ı yetiştirmiş, pek çoklarına da ilham olmuş bu topraklarda mimarlık yapmak, şüphesiz incelik ve özen isteyen bir süreçtir.

AURA DS olarak, üzerinde yaşayan insanların kolektif zihnini anlamak; gerçekliğin, efsanelerin ve hayal gücünün topraklarında mimarlık yapmak için bu coğrafyanın ilhamını taşıyan mimarların izlerini sürüyoruz.

“Günlük yaşamlarımızı kaplayan anlamsızlık hissi, bu ‘ilk’in kaybından mı kaynaklanmaktadır?”2 Bizler, günlük yaşamlarımızı kaplayan anlamsızlık hissinin bu topraklarda izi sürülecek olanların unutulmasından kaynaklanmakta olduğunu düşüyor, tüketim çağında mimarlık yaparken tüm çalışmalarımızı bu izlerin ışığında geleceği dönüştürdüğümüzün farkında olarak yapıyoruz.

Bu çalışmaları yaparken bazı temel kriterlerimiz var;

GELENEĞİN ÇAĞDAŞ YORUMU

AURA DS, Türk ve Anadolu medeniyetlerinin mimari, yapı yapma ve şehircilik gelenekleri ile çağdaş mimarlık dili ve tekniklerini birleştirmeyi amaçlar.

Tüm kültürel değerler yapılarda okunur hale gelirken ve kültür insan ile mimariyi, mimari de kültürü geliştirirken, sadece yapısal bezemelerin tekrar edildiği bir kültürel mimarlık mirası algısından uzak; ışık, gölge, duvarlar ve mekanın kendisinin ve oranlarının yeniden yorumlandığı bir mimari anlayışta üretimlerine devam etmektedir.

AURA DS, bu değerlerin ve yapısal izlerin takibinde yeni bir mimari dil oluşturmanın mümkün olduğuna inanmakta ve bunun için çalışmaktadır.

İNSAN ÖLÇEĞİ VE ÇEVRE

“Biliyoruz ki, hayatın yorumunun yapılması mimarın gerçek fonksiyonudur; çünkü yapılar hayat için yapılmışlardır, içinde yaşanmak ve mutlu olarak yaşanmak için, bu yaşama katkıda bulunmak, neşeli ve güzel yaşamak için tasarlanmışlardır.” Frank Lloyd Wright

Mimarimizin odağında her zaman insan vardır. Bu anlamda yapının peyzajı, çevresi, mekan algısı ve ölçeği de insan ölçeğinde olmalıdır.

Bir Türk atasözünde bahsedildiği gibi, “Kişi yapı yaptığı yere ağaç da diker.”

AURA DS olarak; yaşanacak hayata odaklanıyoruz. Marka kimliğimizi, mimaride insanları ön plana alarak geliştiriyoruz. İşveren ve toplum için değer yaratma taahhüdümüzü yerine getirmek için ciddi ve aktif bir şekilde çalışıyoruz. Yapıların, onu kullanan insanlar için bir fark yaratabilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Toplumdaki radikal teknolojik değişimler ve fiziksel çevrelerimize, yaşam bölgelerimize ve konutlarımıza, nasıl uyum sağladığımız ya da onu nasıl düzenlediğimiz büyük önem taşımaktadır. Metropol alanlarında büyük kentsel dönüşümler yaşanmakta, kent içinde kalan eski sanayi alanları yeni özellikli ortamlara dönüştürülmekte, kentsel alanlara yeni alanlar dahil olmaktadır. Bu durum, şehirlerimizin ve manzaralarımızın, henüz ortak bir resmi veya net bir vizyonu olmayan bu yeni formuyla hızla benimsemesini beraberinde getirirken, sürdürülebilir ve insani çözümlere yönelik gelişmenin kontrol edilmesini de hayati öneme sahip kılmaktadır.

NEURO-SANAT YAKLAŞIMI

John Onians’ın bir sanat tarihçisi olarak öncülüğünü yaptığı neuro-sanat akımı; antropologlar, nörologlar, arkeologlar, sosyologlar ve sanat tarihçilerinin bir araya gelerek yürüttükleri, insan beynindeki estetik kodlar, estetik algımızın sebepleri ve nasıl yönlendiği ile ilgili deneyler ve bu deneylerin sonuçları üzerine yapılan çalışmalardan oluşmaktadır. AURA DS olarak yapay zeka ile yapma ve görme biçimlerinde nöroloji bilimini kullanan neuro-sanat çalışmalarının bir araya gelebileceğini öngörmekteyiz. Böyle bir olasılık, tüm sanat ve mimari yaklaşımları derinden etkileyecektir.

EVRENSEL HEDEFLER

AURA DS olarak Birleşmiş Milletler Evrensel Bildirgesi’ni destekler, mevzuatı takip ederiz. İnsan hakları, kendi çalışanlarımız ve onların güvenliği, çalışma koşulları ve genel refahıyla ilgili sosyal koşullar ve çalışan şartları doğrudan sorumluluğumuzdur.

Birleşmiş Milletler’in 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ni destekler, proje ihtiyaç programlarında bu amaçlar doğrultusunda ek çalışmalar yaparız.

1.Yoksulluğa Son, 2. Açlığa Son, 3. Sağlıklı Bireyler, 4. Nitelikli Eğitim, 5. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, 6. Temiz Su ve Sıhhi Koşullar, 7. Erişilebilir ve Temiz Enerji, 8. İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme, 9. Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı, 10. Eşitsizliklerin Azaltılması, 11. Sürdürülebilir Şehir ve Yaşam Alanları, 12. Sorumlu Tüketim ve Üretim, 13. İklim Eylemi, 14. Sudaki Yaşam, 15. Karasal Yaşam, 16. Barış ve Adalet 17. Hedefler İçin Ortaklıklar

SÜRDÜRÜLEBİLİR MİMARİ

“Sürdürülebilir kalkınma kendi ihtiyaçlarını karşılamak için gelecek nesillerden ödün vermeden, bugünün ihtiyaçlarını karşılayan gelişmedir.”3

İnsan-çevre ilişkisi ve tarihsel süreç göz önünde bulundurulduğunda, çevre bilinciyle yapı tasarlamak bir tercih değil zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılar, şu anda yayılan CO₂ emisyonlarının üçte birinin ve enerji tüketiminin yaklaşık %40’ının sorumlusudur. AURA DS olarak, yapıların çevreye olumsuz etkisini değiştirme sorumluluğunu üstlenen grubun bir parçası olmak, olumlu gelişime katkıda bulunmak istiyoruz.

AURA DS olarak, sürdürülebilir bir gelecek ve insani gelişim için kaynakların bilinçli kullanımının hayati önemi olduğunun farkındayız; şehir ve yapıları üreten inşaat sektörünü daha sorumlu bir şekilde geliştirmeye aktif olarak katkıda bulunmak istiyoruz. Bu nedenle tüm projelerimizde kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir mimariye odaklanarak çalışmaktayız.

Kurumsal kimliğimizin ve sosyal sorumluluk hassasiyetimizin bir parçası olarak, projelerimizde ve operasyonlarımızda iklim ve çevre çalışmalarını odağına alan bir politika benimsiyoruz.

Projelerimizde sürdürülebilirlik stratejisini içeriğe bağlı olarak; projenin içeriğine ve işveren ihtiyaçlarına göre tavsiyelerimizle yürütmekteyiz.

Sürdürülebilirlik sertifikası olan uzmanlarla birlikte çalışarak enerji, iç mekan iklimi, gün ışığı ve yaşam döngüsü analizleriyle ilgili erken aşama tasarım stratejileri; sürdürülebilir malzeme seçimi ve yapı ürünleriyle ilgili çevresel riskler; sağlık, toplam ekonomik analiz ve gün ışığı koşullarının (parıltı, kontrast koşulları ve güneş ışığı alım koşulları) yanı sıra iç mekan iklimi – yaz ve kış simülasyonları ile çalışmalarımızı tamamlıyoruz.

YENİ MALZEMELER VE YAPIM TEKNİKLERİ

Doğal malzemeleri yapılarımıza, yeni yapım ve üretim teknikleriyle entegre etmeye özen gösteriyoruz.

Yapıların termal ve akustik analizlerini, malzeme seçimlerini yangın, cephe ve akustik danışmanlarımız ile birlikte değerlendiriyoruz.

Proje başarısının detaylarda gizli olduğunun farkında olarak detaylı, uluslararası teknikte projelendirme çalışmaları yapıyor, yapım aşamasında üretim firmalarıyla birebir bağlantıda kalıyor, shop drawing onaylarını yapıyoruz.

Projelerimizi; üç boyutlu konsept tasarım, avan projeler, uzman mühendisler ve danışmanlarla birlikte uygulama aşamasına getiriyor, kontrollük ve danışmanlık hizmetlerimizle takip ediyoruz.

BIM

BIM, projelendirme ve yapım süreçlerine daha gerçekçi bir bakış getirmesi, farklı aktörler arasında etkili işbirliğini, zaman ve maliyetin daha doğru yönetilmesini sağlaması sayesinde projelere değer katmaktadır. Bu, proje yönetimi, artan kalite ve daha iyi üretkenlik için BIM’i önemli bir araç haline getirmektedir.

AURA DS BIM çalışmaları, en son çalışma yöntemlerini takip etme tutkumuzun bir sonucudur. BIM dijital model, simülasyon, görselleştirme, doğrulama ve kalite güvencesi için kullanılmaktadır. Aynı zamanda, yapılandırılmış ve dinamik BIM, iş akışı için fırsatlar sağlar. Enerji modellemeleri, rüzgar ve deprem simülasyonları için alt modelleri oluşturur.

BIM modeli projeye iyi bir başlangıç ​​yapmamıza yardım eder. İlk tasarım ve programlamada BIM, aktif tasarım parametreleri olarak güneş, gölge, gün ışığı ve rüzgar simülasyonları ile parametrik tasarım, enerji ve sürdürülebilirlik analizleri için kullanılabilir. Süreç karmaşık alana, fonksiyona ve yüzeydeki etkilenmelere ulaştığında, iyi işleyen bir BIM modeli, etkilenen yüzeylerin belirlenmesine yardımcı olur, böylece değişiklikler ve düzeltmeler yapıldığında yapı güncellenebilir.

Yapı modeli, hem danışmanlar hem de inşaat faaliyetleri için projenin ve zorluklarının üstesinden gelinmesini kolaylaştırır. En karmaşık ve zorlu tasarım koşullarında bile, çözümlerin belirlenebilmesi, geliştirilebilmesi ve danışman için doğrulanabilmesi daha kolay hale gelir. Geliştirici, dijital modellerden elde edilen verilerin, proje süreci boyunca simülasyon, görselleştirme ve doğrulama için aktif olarak nasıl kullanıldığını ya da geliştiricinin kararlarını almak için nitelikli bir temeli olduğunu deneyimleyebilmektedir.

BIM modeli geliştikçe, projenin üç boyutlu olarak deneyimlenmesini sağlar ve sanal gerçeklik gözlükleri ile farklı deneyimler elde edilmesine de imkan verir. BIM modeli örneği teknik destek için, geliştirici ve güçlü bir görsel iletişim aracıdır.

PROJE YÖNETİMİ DANIŞMANLIĞI

Proje Yönetimi Danışmanlığı, günümüz koşullarındaki disiplinlerarası yaklaşımın doğal bir sonucu olarak bir ihtiyaç halini almakta. Projenin çok bilinmeyenli denklemlerini çözümleyebilecek, uyulması gereken yönetmelikler ve planlama, mimari, mühendislik projelerinde danışmanlıklar, testler, simülasyonlar, satış ekipleri, halka ilişkiler (PR) ve reklam, takvimlerin oluşturulması ve kararların verilmesi konularında işverene desteğimizi, proje yönetimi danışmanlığımız ile sağlıyoruz. Büyük resmi kaybetmeden günlük programları ve işin kalitesini izliyoruz.

Yapım aşamasına kadar devam eden süreçte konularında uzman firmaların işverene önerilmesi, seçimi aşamasında destek oluyor ve seçilen firmaların hizmet, kalite ve süreçlerini takip ediyoruz.

İŞVEREN DANIŞMANLIĞI

İşveren Danışmanlığı’nı sadece teknik bir kontrol aracı olarak görmemekle birlikte, her inşaatın ve işverenin; empati, anlayış ve süreçlere genel bakış gerektiren özel ihtiyaçları olduğunun farkındayız.

İnşaat danışmanı olarak görevimiz, inşaat sırasında uzun ve bazen karmaşık bir süreçte alınması gereken kararların alınmasına yardımcı olmaktır. Başlangıç ​​noktamız, tüm projelerin benzersiz ve ortak çabayla gerçekleştirilebilir olduğudur. Bu nedenle AURA DS’nin yaklaşımı işbirliği ve yakın diyalogla çalışılması, inşaat danışmanlığıyla projenin özel niteliğine ve geliştiricinin kendine özgü ihtiyaçlarına bağlı olarak sürecin yönlendirilmesidir.

İşveren ve Proje Yönetimi danışmanlıkları sırasında işverenin ihtiyaç, istek ve vizyon tanımlamaları konusunda yeni ve farklı bakış açılarından öneriler sunabilmenin önemli bir görev olduğunu düşünüyoruz. Bunun nihai projenin değerini artıran bir durum olduğunu tecrübelerimizden biliyoruz. Geliştiriciyle yakın işbirliği içinde, projeyi ilgili tüm aktörlere en doğru ve işlevsel şekilde sunabilecek ve yönetilebilir bir süreç planı hazırlıyoruz.

Bu hizmetlerin; ekonominin, zamanın, kalitenin ve riskin güvenli şekilde yönetimi için kararlı bir temel sağladığını düşünüyoruz.

 

NOTLAR:

1 https://www.fizikist.com/kozmik-takvim-evrenin-olusumu-yasamin-evrimi-ve-insanlik-tarihi/

2 Frank Llyod Wright, An American Architecture, 1955, ed. Edgar Kaufman, New York: Horizon Press, sayfa 41

3 Bu tanım, 1987 tarihli Birleşmiş Miletler’in “Ortak Geleceğimiz” adıyla da bilinen Brundtland Raporu’ndan alınmıştır.

AURA Design Studio